Merhaba sevgili okur, bugünkü yazımda hayata ve aşka dair konulara değineceğim. Odak noktamız ise ruh ikizi kavramı olacak. Keyifli okumalar.

Son zamanlarda sosyal medyada karşımıza sıkça ruh ikizi ile ilgili içerikler çıkıyor. Ruh ikizi kimdir? Karşındakinin ruh ikizin olduğunu nasıl anlarsın? Ruh ikizi gerçek midir? Ruh eşi kaderin midir?.. Bunun gibi pek çok soru ve de konuşulması gereken pek çok konu… Bizim üzerinde duracağımız konu ise ruh ikizini bu zamana kadar nasıl bakılmış ve şu anda ruh ikizi ile ilgili görüşler neler? Ruh ikizi nedir ve aslında gerçek midir?

Ruh ikizi genel anlamda dünyaya bakış, psikolojik yapı, cinsel ve ruhsal uyum olarak birbirini tamamlayan; birbirleriyle uyum içinde olan eşlerdir. Aslında ruh ikizini kaynağı çok eskilere dayanmaktadır. İnsanlar önceden beri kendilerinin içinde bulundukları tutkulu aşkı anlamlandırmaya çalışmışlar ve bununla birlikte birtakım görüşler geliştirmişlerdir. Bu görüşlerin bazılarının kaynağı ilahi bazılarının ise efsanevidir.

 

Ruh Eşi Hep Var Mıydı?

Platon Syposium eserinde mitolojideki bir öyküden bahseder. Bu öyküye göre insanlar aslında 4 yüz,4 kol, dört bacaktan oluşur. Bu yaratığın gücünden korkan Zeus onları ikiye böler ve kendisinin tamamlayacak olan diğer yarılarını arama ile geçirmeleri için onları lanetler. İşte bugün insanların ruh ikizi ya da diğer yarım dedikleri ifade buraya dayanmaktadır. İnsan gerçekten de hayatını diğer yarısını bulmaya çalışmakla mı geçirir? Sadece mitolojide değil, inanılan dinlerde de ruh ikizi kavramı bulmaya çalışırız. Yahudi inancına göre tanrı kişinin evleneceği kişi önceden planlamıştır. Kavuşulması gereken ve planlanan kişi olarak bilirler ruh ikizini. Bu sebeple bu inanca göre aslında bu bir kaderdir ve değiştirilemez.

İslam’da ise Hz. Havva’nın Hz. Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı inancı vardır. Pek çok yorumu olan bu inanç bazıları tarafından aslında kadın ve erkek birbirini tamamlayan parçalardır şeklinde yorumlanır. Kur’an‘daki bir ayette ise “sizi bir tek nefisten yaratan, onunla eşini var eden…” şeklinde bir ifade yer alır. İslam inancı olan bazı kişiler tarafından bu ifade ruh ikizine yorulmaktadır.

Görüldüğü üzere ruh ikizi pek çok farklı kaynakta ele alınmaktadır. Bugün bizlerse ruh ikizini nasıl biliyoruz? Sosyal medyadaki pek çok içerikte ruh ikizini gördüğümüz ilk anda tanıyacağımız söylenmektedir. Ancak ben buradaki tanıdık gelme durumunun o kişinin bizim ruh eşimiz olduğu için değil başka sebeplerden kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü ilişkilerimizi bilinç dışımıza göre seçeriz. Yani içimizdeki eksiği kapatacak birini bulmuşuzdur bazen. Bazen babamıza-annemize en çok benzerini seçeriz, bazen büyüdüğümüz kaotik ortamı tekrar yaşatabilecek birilerine ‘’aşkım’’ deriz, bazen ise “ You drew stars around my scars “ (yaralarımın etrafına yıldızlar çizdin) sözünün eri olanları seçeriz. Yani tüm seçimlerimiz bir sebebe bağlıdır aslında. Bizim onu tanıyorum diye düşünmemizin sebebi aslında bazen gerçekten tanıdık olanı kendimize çekmemizdendir. Bununla birlikte bizim aşk dediğimiz, kendimizi ne kadar bildiğimizle alakalıdır.

Ruh Eşi Olması Yeterli Midir?

Bu konuyla alakalı kendi görüşlerimden bahsedeceğim. Ben ruh eşinin önceden bizim için yaratılmış ve halihazırda bütün özellikleri ile bize uyacak olan bir kişi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü görüyorum ki bazen tamamıyla birbirinin aynısı olarak görünen çiftler arka planda çok da sağlıklı bir ilişki yürütmüyor. Yani bir kişi ile ten uyumunuzun olması, siyasi görüşünüzün uyması, aile yaşantılarınızın benzemesi, istediğiniz boyda olması, kariyer sahibi olması, size sürekli hediyeler alması, çok iyi giyinmesi, çok güzel kokması, size sürekli iltifat etmesi vb. gibi şeyler aslında bazen çok da mutlu olacağınız anlamına gelmez. Çünkü aslında bir ilişkiyi iyi yapan ve ileriye taşıyacak çok daha farklı şeyler vardır.

Mesela karşınızdaki kişinin size karşı duyduğu aşk çok önemlidir. Ancak, bu aşk merhametsiz ise size zarar verir. Belki sizin için karşınızdaki kişinin iyi giyinmesi önemlidir fakat bu kişi sizi sürekli suçlu hissettiriyorsa giydiği kıyafetin hiç de bir önemi kalmaz. Müthiş bir ten uyumu yakaladığınız düşünüyor olabilirsiniz fakat sadakatsiz birinin ten uyumu çok çabuk göz ardı edilebilir.

Bu liste bu şekilde uzayıp gider. Benim burada söylemek istediğim en önemli şey şu: Ruh eşi halihazırda mükemmel olarak uyduğumuz kişi değil. Birlikte törpülenerek, iyi olmak için karşılıklı fedakarlıklarla inşa ettiğimiz bir ilişki çeşididir.

 

Ruh Eşi Kimdir?

Ruh eşleri bence bildiğin tüm doğruları alt üst edebilecek bir kişidir. Tüm keskin çizgilerini, duvarlarını, inançlarını sorgulamaya itebilir. Bu sorgulamalar sevgi, saygı ve en önemlisi de merhamet ile yapılırsa kişiliğiniz bir adım ileri gidebilir. Hayatı sevmeye başlayabilirsiniz. Karşılıklı güven ve sevgi, anlayış ile birlikte taçlanır. Geleceğinizi inşa etmek için can atarsınız. Tüm bunların yanında hayattaki diğer insanlara karşı da sevgi duymaya başlarsınız. Çünkü bence gerçek sevgi bulaşıcıdır. Eğer birlikte sağlıklı bir ilişki inşa ettiyseniz başka insanların hayatı sizi çok az ilgilendirir. Başkalarına kendinizi kanıtlama gibi bir çabaya girmezsiniz. İlişkiniz hakkında büyük iddialarınız yoktur, gösterişten uzaksınızdır.

Bunun yanında başka insanlara karşı daha az kıskançlık duyarsınız çünkü gerçekten mutlu olduğunuz bir hayatınız vardır. Mutluluktan kastım tüm sürece yayılmış bir şey değil maalesef ki. Çünkü hüzün gibi mutluluk da gelip geçicidir. Fakat bence huzur bakidir. Hayatta üzüldüğümüz zamanlar olabilir. Kendimizi sevdiğimiz insanla olmamıza rağmen başka şeylere veya ilişkinin kendisine dair üzgün hissedebiliriz. Fakat önemli olan tekrardan iyi hissetmek ya da var olan problemi çözmek için gerekli adımları atma isteğinin olup olmamasıdır. Bununla birlikte ruh halinizdeki tüm bu değişimlerle birlikte kendinizi huzursuz diye tanımlamazsınız çoğu zaman. Çünkü huzuru baştan sağlamışsınızdır. Yani güvenli alanınız oluşmuştur. Her şeyin konuşulabildiği bir alandır bu alan. İlişkide rahatsız olduğunuz durumu çözmek için kenara atmayın. Üzerine konuşun ve neler yapabileceğinize bakın. Bu, karşılıklı bir çabayla gerçekleşir.

Tüm bu söylediklerimden sonra hala ruh eşine inanıyor musunuz bilmiyorum. Ancak, ben bu bahsettiğim çabaya inanıyorum. Karşılıklı böyle bir uyumun bulunduğu ilişkilerin de günümüzde kolay sağlanmadığını düşünüyorum. Nadir oluşturulabilen bu ilişkilerin de çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayatı daha yaşanabilir kılıyorlar.
Bu yazımı, hayatı daha yaşanabilir kılanlara teşekkür ederek bitiriyorum. İyi ki varsınız.

(Bu konuyla bağlantılı olduğunu düşündüğüm ve çok sevdiğim bir şarkıyı buraya bırakıyorum.)

 

Editör: İrem Ülkebay