Korku, en popüler film türlerinden biri. Rutin olarak gişe rekoru kırıyor ve birçok karakteri kültürel zamanın ruhunun bir parçası oluyor. Psycho’daki Norman Bates’den, Elm Sokağı Kabusu’ndaki Freddy Krueger’a ve oradan Kuzuların Sessizliği’ndeki Hannibal Lecter’a kadar.
Birçok kişi son çıkan korku filmine isteyerek bilet alır. Ancak günlük yaşamda bizi korkutan şeylerden kaçınmaya çalışırız. Öyleyse neden korku ve dehşet uyandıran bir filmi izlemek için para ödüyoruz?
Birçok psikolog bu sorunun cevabını araştırdı. Bu yazımızda onların araştırmış oldukları çeşitli açıklamaları, korku filmleri aracılığıyla tehditleri yönetme yeteneğimizi ve insanlığın karanlık yüzüyle boğuşmaya nasıl yardım ettikleri keşfedeceğiz.
Elbette, herkes bu filmlerden hoşlanmıyor. Bu yüzden kimlerin bu filmlere çekildiğini ve kimlerin çekilmediğini açıklayabilecek bireysel farklılıkları da tartışacağız. Son olarak ise korku içerikleri tüketmenin terapötik potansiyeline bir bakışla yazımızı sonlandıracağız.
İnsanların Korku Filmlerini Sevmelerinin Nedenleri
Bilim insanlarının yaptıkları açıklamalar, insanların korku filmlerini sevme nedenlerinin tamamını kapsamıyor. Çünkü insanlar bir korku filmini izlediklerinde, bunu muhtemelen birçok sebepten ve birçok doyumu tatmin etmek için yapıyorlar. Ayrıca, bazı insanlar bu filmleri izlemeye bir sebepten motive olabilirken diğerleri olmayabilirler.
İnsanların neden korku filmi izlemekten zevk aldıklarıyla ilgili psikologların sunduğu en köklü açıklamalardan bazıları bu yazıda yer alıyor.
Dolaylı Deneyimler ve Tehdit Uzmanlığı
Günlük yaşamımızda korkunç durumlarla çok karşılaşmıyoruz. Ancak tehditkar ve tehlikeli bir şeyle karşılaştığımızda bu durum ilgimizi çekiyor.
Korku akademisyeni Mathias Clasen; bu eğilimin, atalarımızın yaşadıkları çevrede deneyimledikleri sürekli tehlike durumuna kadar uzanabileceğini söylüyor (Clasen, 2012). Çünkü onlar için sürekli uyanıklılık, daha büyük veya ölümcül bir hayvanın avı olmamak için gerekliydi.
Bu deneyimler, insanlara duyarlı ancak çoğunlukla bilinçsiz olan bir tehdit algılama sistemi vermiş oldu. Korkutucu filmler tehlikeli durumları simüle etmekte çok iyi bir iş çıkarıyor. Bu, onlara olan duygusal tepkimizin gerçekte bir tehditle karşılaştığımızda verdiğimiz tepkilere benzer olması anlamına geliyor.
Tabii, eski insanların karşılaştığı kadar gerçek yaşamda tehdit ile karşılaşmıyoruz. Bu yüzden korku filmlerine gitmek doğuştan gelen tehdit algılama sistemimizi kullanmamızı sağlayan yeni bir deneyim olabilir. Bu, bu türdeki filmleri izleyiciler için daha ilgi çekici yapmakla kalmıyor. Aynı zamanda insanların kıyamet sonrasını, uzaylı istilalarını veya bir saldırganın tehditini güvenli bir ortamda deneyimlemelerini sağlıyor.
Sonuç olarak, korku filmleri dolaylı yoldan tehditleri deneyimlemenin ve bu tehditlere yanıtlarımızı prova etmenin risksiz bir yoludur.
Ek olarak, insanlar hasarsız bir şekilde bir korku filmini atlattıklarında deneyimledikleri tehdite karşı bir başarı ve uzmanlık hissedebilirler (Clasen ve ark., 2020). Böylelikle diğer kaygı uyandıran durumlarla baş edebilme becerilerinde daha özgüvenli hissetmelerine yol açabilir (Scrivner ve ark., 2021).
Uyarma Transfer Teorisi
İnsanların korku filmlerinden zevk almasını açıklayan psikolojik teorilerinden bir diğeri Dolf Zillmann’ın uyarma transfer teorisidir. Teori, korku medyasının sebep olduğu korkunun psikolojik uyarılma seviyelerini uyardığını belirtir. Bununla birlikte, medya sona erdiğinde bu uyarılmanın izleyicilerin rahatlama ve zevk duygularını yoğunlaştırdığını söyler (Sparks ve Sparks, 2000).
Araştırmalar, en azından erkek izleyiciler için bu teoriyi destekledi. Örneğin bir araştırma, erkeklerin korku filmi izlerken bildirdikleri sıkıntı ve deneyimledikleri uyarılma arttıkça film bittiğinde memnuniyetlerinin de arttığını buldu (Sparks, 1991).
İnsanlığın Karanlık Tarafını Keşfetmek
Başka bir çalışma, korku filmlerinden zevk almamızın insanlığın karanlık tarafına olan merakımızı tatmin etmesiyle açıklanabileceğini öne sürdü (Fischoff ve ark., 2003).
Toplum, insanlığın en ahlaksız ve korkunç canavarlarıyla nadiren karşılaşmamızı sağlar. Karanlık taraflarımızı topluma uyum sağlamak için bastırırız.
Korku filmleri, kötülüğün doğasını dolaylı olarak keşfetmemizi ve insanlığın en karanlık taraflarıyla güvenli bir ortamda boğuşmamızı sağlar.
Korku Filmlerini Kimler Sever?
Herkes bu tarz filmlerden zevk almaz. Hatta, bu türden olabildiğince uzak duran pek çok kişi vardır.
Psikoloji, birini korku filmlerinden zevk almaya muhtemel kılan kişisel farklılıklara yönelik bazı içgörüler sağlıyor.
Heyecan Arayan İnsanlar
Birçok araştırma, heyecan arama özelliği yüksek olan kişilerin korkudan daha fazla zevk alma eğiliminde olduklarını gösterdi (Martin, 2019).
Heyecan arayışı; yeni, riskli ya da yoğun deneyimleri arama eğilimidir. Yani heyecan arayışı yüksek olan kişiler, yoğun derecede uyarıcı deneyimler yaşadıklarında bu deneyimler negatif olsa bile, pozitif duygular deneyimleme eğilimindedirler.
Sonuç olarak, yüksek heyecan arayan kişiler bu özelliği düşük olanlar ile karşılaştırıldığında korku filmlerinin uyarıcı deneyiminden daha çok zevk alırlar (Martin, 2019).
Düşük Empati Seviyesine Sahip İnsanlar
Empati özelliği düşük olanlar, tarif edilen acıdan daha az etkilenirler. Bu nedenle, korku filmlerinden zevk almaya eğilimlidirler (Hoffner ve Levine, 2005).
Ancak bu, empati düzeyleri daha yüksek olanların korku filmleri hakkında hiçbir şeyden hoşlanmadıkları anlamına gelmez. Tasvir edilen acı ve ızdırap nedeniyle bu filmlerden çekinebilirler. Ancak, mutlu sonla biten korku filmlerini izlediklerinde hikayelerin tehlike ve heyecanından zevk alırlar (Hoffner, 2009).
Erkek Cinsiyetine Sahip İnsanlar
Diğer bütün bireysel farklılıklara rağmen, erkekler korkunç ve şiddet içerikli filmlerden kadınlara göre çok daha fazla zevk alır. Bu nedenle cinsiyet korku filmlerinden alınan zevkin en büyük yordayıcısı haline gelmiştir (Martin, 2019).
Bu farkın en azından bir kısmı kadınların erkeklerden daha fazla korku ve kaygı deneyimleme eğiliminde olmasıyla açıklanabilir (Martin, 2019).
Ek olarak, kadınların iğrenmeye olan duyarlılığı erkeklere göre daha yüksektir. Bu yüzden kan ve vahşet gösteren filmlerden hoşlanmamalarına yol açabilir (Clasen, 2012).
Korku Filmleri İzlemek Terapötik Olabilir Mi?
Korku filmlerinin, kaygı ve travması olan insanlara yardım etmek amacıyla klinik ortamlarda kullanılabileceğini öneren araştırma sayıları git gide artmaktadır.
Örneğin yakın zamanlardaki bir çalışma, korku filmi izleyen kişilerin Covid-19 pandemisinden dolayı daha az psikolojik sıkıntı yaşadıklarını buldu. Hatta kıyamet konulu korku filmlerine hayran olanların pandeminin olası ek dalgalarına daha hazırlıklı hissettiklerini de vurguladı (Scrivner ve ark., 2021).
Bu, korku tüketen kişilerin stresli ve anksiyete yaratan durumlarla başa çıkma becerisi geliştirdiklerini gösteriyor.
Bu doğruysa; korku filmleri izlemek, endişeli danışanların korkularıyla başa çıkmak için duygusal ve davranışlar stratejiler geliştirmelerine, sonuç olarak daha esnek olabilmelerine yardım etmek için kullanılabilir (Scrivner ve Christensen, 2021).
Korku filmlerinden sevmeyenler bunu faydalı bulmayacaktır. Fakat araştırmalar, bu tür filmleri izlemenin türü sevenler için maruz kalma terapisine benzer olabileceğini gösteriyor. Bu olasılık için henüz doğrudan bir kanıt yok. Ancak araştırmacılar bu tarz filmlerin terapötik potansiyelini araştırmaya başlıyor.
Çevirmenin Notu: Tekrar merhabalar sevgili okur. Özellikle son dönemlerde popülerliğini sürdüren korku filmlerini neden izlediğimize dair bulduklarımı paylaşmak istedim. Yazıyı okurken ”Acaba gerçekten böyle mi?” dediğim bazı kısımlar da oldu açıkçası. Özellikle cinsiyet konusu… Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? En sevdiğiniz korku filmleri neler? Yorumlarda buluşmayı bekliyorum!
Korku olmasa da yakın bir tür olan gerilim filmlerinden birinin çok güzel bir analizini de bırakmak istiyorum sizlere. Gelecek yazımda görüşmek üzere!
Bu yazı, Cynthia Vinney’in Verywell Mind’da yayınlanan Why Do We Enjoy Horror Movies adlı yazısının çevirisidir.
Yazar: Arzu Coşkun
Editör: Şevval Pektaş
Kaynakça
- Clasen, M. (2012). Monsters evolve: A biocultural approach to horror stories. Review of General Psychology, 16(2), 222-229. doi:10.1037/a0027918
- Clasen, M., Kjeldgaard-Christiansen, J., & Johnson, J. A. (2020). Horror, personality, and threat simulation: A survey on the psychology of scary media. Evolutionary Behavioral Sciences, 14(3), 213. doi:10.1037/ebs0000152
- Scrivner, C., Johnson, J. A., Kjeldgaard-Christiansen, J., & Clasen, M. (2021). Pandemic practice: Horror fans and morbidly curious individuals are more psychologically resilient during the COVID-19 pandemic. Personality and individual differences, 168, 110397.doi:10.1016/j.paid.2020.110397
- Sparks, G. G., & Sparks, C. W. (2000). Violence, mayhem, and horror. Media entertainment: The psychology of its appeal, 4(2), 73-92.
- Sparks, G. G. (1991). The relationship between distress and delight in males’ and females’ reactions to frightening films. Human Communication Research, 17(4), 625-637.
- Fischoff, S., Dimopoulos, A., Nguyen, F., & Gordon, R. (2003). Favorite movie monsters and their psychological appeal. Imagination, Cognition and Personality, 22(4), 401-426.
- Martin, G. N. (2019). (Why) do you like scary movies? A review of the empirical research on psychological responses to horror films. Frontiers in psychology, 10, 2298. doi:10.3389/fpsyg.2019.02298
- Hoffner, C. A., & Levine, K. J. (2005). Enjoyment of mediated fright and violence: A meta-analysis. Media Psychology, 7(2), 207-237. doi:10.1207/s1532785xmep0702_5
- Hoffner, C. (2009). Affective responses and exposure to frightening films: The role of empathy and different types of content. Communication Research Reports, 26(4), 285-296. doi:10.1080/08824090903293700
- Scrivner, C., & Christensen, K. A. (2021). Scaring away anxiety: Therapeutic avenues for horror fiction to enhance treatment for anxiety symptoms. doi:10.31234/osf.io/7uh6f
- Scrivner, C. (2021, 13 Ocak). Why Horror Films Are More Popular Than Ever? 5 Kasım 2022 tarihinde https://nautil.us/why-horror-films-are-more-popular-than-ever-238096/ adresinden alınmıştır.
- Johnson, N. (2020, 30 Ocak). How horror movies can help people overcome real-world trauma? 5 Kasım 2022 tarihinde https://www.nationalgeographic.com/science/article/how-horror-movies-can-help-overcome-trauma-and-relieve-stress?loggedin=true adresinden alınmıştır.