Bir animasyon figürüne baktığınızda ürktüğünüz oldu mu? Veya internette gezerken denk geldiğiniz bir robot fotoğrafı sizi rahatsız etti mi? Bakmaktan hoşlanmadığınızı fark etmiş olabilirsiniz ya da sebepsiz yere hoş olmayan bir duygu içinizi kaplamış olabilir. Bu konuda yalnız değilsiniz, “Uncanny Valley” ya da Türkçe ismiyle “Tekinsiz Vadi”, bu duruma bir açıklama olarak karşımıza çıkıyor. Tam da böyle zamanlarda hoşlanmadığımız bir duyguya kapılmamızın arka planında ne yatıyor? Robot ve insan arasındaki ayrımı net olarak yapamamak neden bizi ürkütüyor?

Robot İnsana Benzedikçe, İnsan Robota Benzedikçe
Uncanny Valley kavramı 1970 yılında Japon bilim insanı Masahiro Mori tarafından ortaya atılmış. Mori’ye göre, bireylere “insana benzer” olarak sunulan şeyler ne kadar insana benzerliği artarsa o kadar “tekinsizleşiyorlar”. Bu durumda da bireyleri ürküterek iddia ettikleri gerçekliklerini kaybediyorlar. Bir başka deyişle gördüğümüzün insan mı robot mu olduğuna karar veremediğimiz zaman korku başlıyor. İnsanlara duyduğumuz ürküntü, robotlara duyduğumuz sempatinin önüne geçiyor.
Mori yaptığı çalışmasında robotlara yüksek seviyede gerçekçi insan özelliklerinin yüklenmesi durumunda bireylerin bundan ürktüğünü ifade ediyor. İlginç bir şekilde eğer benzerlik düşük seviyede ise bireylerin robotları sevimli bulduğunu gözlemlemiş. Buradaki benzerlik düzeyi ve korku arasındaki ilişki de bir çeşit vadi görünümü kazanıyor. Nesne robota veya insana benzediği sürece bir sorun olmazken arada kalan nesnelere karşı belirsiz bir durumun içinde kalan bireyler hoş olmayan duygular beslemeye başlıyor.

Tekinsiz Vadinin Psikolojisi
Elbette bu konuya dair psikoloji biliminin getirdiği bazı açıklamalar da var. Nitekim Freud’un Tekinsizlik Teorisi ve Uncanny Valley arasında güzel bir ilişki kurulabilir. Freud, Tekinsizlik Teorisi’nde zaten bilindiği varsayılan bir nesnenin yabancı gelmesi hissinden bahseder. Freud’a göre bu nesneler bilinçaltımızda bastırılmış olanı geri getirerek bizde kaygı ve korku uyandırır. Freud bu durumu “zihinsel belirsizlik”, “yabancılık hissi”, “ait hissetmeme” faktörleriyle birlikte bilinçaltına da gönderme yaparak ele alır.
Evrimsel açıdan beynimizin belirsiz olanı sevmediğini de göz önünde bulundurduğumuzda korku duygumuzun ortaya çıkması çok da şaşırılacak bir durum olmasa gerek. Belirsiz olana karşı savunma mekanizması geliştirerek kendimizi tehlikeli varlıklara karşı korumaya çalışırız.
Tekinsiz Olanlar
Uncanny Valley için sinema dünyasından teknolojiye uzanan derin bir arka plan mevcut. Bu yazıyı yazmamda da katkısı olan Polar Express filmini de bu kavrama örnek olarak gösterebiliriz. Geçtiğimiz sene güzel bir yılbaşı akşamına açıp izlemek için Polar Express filmini seçtiğimde, filmin bana hissettireceği duygunun huzur ve mutluluk olacağını düşünmüştüm. Nitekim animasyon türündeki bu film, konusuyla beraber bir kış günü içinizi ısıtacak bir filme benziyor. Ancak filmin ilk dakikalarından itibaren animasyonda beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Hissettiğim şeyin korku veya kaygı gibi bir duygu olmadığına emindim. Ancak sakin hissettirmesi gereken bu film bana nedense hoş gelmemeye başlamıştı. İzledikten sonra filmin ismini arattığımda ise Uncanny Valley kavramı ilk olarak karşıma çıktı. Filmde kullandıkları animasyon türünü gerçeğe yakın tutmaya çalışırken yüz ifadelerinin eksik olması ve hataların bulunması, seyirciyi rahatsız etmişe benziyordu.

“İnsansılaşan” Teknoloji: Bizi Neler Bekliyor?
Tekinsiz Vadi kavramını ele aldık. Şimdi, malum soruyu tekrar sormalıyız: Korkmalı mıyız? Teknoloji bu denli insansılaşıyor. Bunun sonucu insan olan ile olmayanı ayırmak zorlaşıyor. Bu durum bizi nereye götürecek? İleride bizi neler bekliyor? Etik tartışmaların da konusu olan bu sorular, bir süre daha cevaplanamayacak gibi duruyor sanırım. Bu bağlamda Uncanny Valley’nin insan algısına dair getirdiği bu açıklamalar değerli bir yere sahip. Bizler de bu vadinin etrafında biraz daha dolaşacağız gibi duruyor.
Diğer yazılarımıza buradan erişebilirsiniz.
Bu yazımda kullandığım kaynakları aşağıda bulabilirsiniz:
Doğan Erdinç E., Uzunçarşılı Soydaş A. (2024). Tekinsiz vadi teorisi bağlamında yapay zeka etkileyicileri. Selçuk İletişim Dergisi. 17(1), 1-38.
Kaya Erdem, B. (2019). Freudyen teorideki “tekinsizlik” olgusunun türk modernleşmesinde darbeleri mümkün kılan obskürantist ve self-oryantalist tutumlarla ilişkiselliği üzerinden okunması. Türkiye İletişim Araştırmaları Dergisi. 77-97.