Herkese selam, yeni bir yazıyla karşınızdayım. Bu yazımda Doç. Dr. Alişan Burak Yaşar’ın kaleme aldığı “Şairler ve Psikoterapistler Gözüyle Yas”  adlı kitabın incelemesini yapacağım. Ayrıca yazının sonlarına doğru size bir sürprizimiz olacak. Hem şairlerin sanatsal dünyasını hem de psikiyatristlerin yas konusuna bakışını bir arada sunan bu güzel kitaptan bahsetmek benim için çok keyifli olacak. Umarım siz de okurken keyif alırsınız. Eğer henüz okumadıysanız sitemizde yer alan bu inceleme yazısına da bakmanızı tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.

Yas Ne Demek Gerçekten Biliyor Muyuz?

Yas deyince aklınıza gelen ilk şey nedir? Çoğunluğun aklına ilk olarak ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntü gelir. Aslında yanlış değil fakat yeterli de değil. Yazar; sadece ölen birisiyle ilgili değil, kaybedilen herhangi bir durum, nesne, fırsat gibi pek çok şeyle ilgili olarak da yasın ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Olup bitmiş durumların yanı sıra daha yaşanmamış durumların da yas oluşturabileceğini vurguluyor. Üstelik yasın yalnızca olumsuz değil olumlu olaylarla da bağlantılı olarak ortaya çıkabileceğini öğreniyoruz. Örneğin üniversiteden mezun olmak yasa sebep olabilir. “Nasıl yani? Ben bir mezun olayım da yas tutması kalsın.” dediğinizi duyar gibiyim. Ben de bunu ilk okuduğumda çok şaşırmıştım ancak yazarın anlatışıyla çok daha iyi anladım. Aslında kazanılan her şeyle beraber bir şey kaybediliyor. Mesela üniversiteden mezun olan bir kişi, üniversite öğrencisi olmanın getirdiği bazı güzel yaşantıları mezun olunca kaybediyor. Tabii ki bu durum kesinlikle bir yas yaşanacağı anlamına gelmiyor. Sadece bunun potansiyel olarak varlığından söz ediliyor.

sairler-ve-psikoterapistler-gozunden-yas

 

Yaşamaya Dair

Henüz gerçekleşmemiş olaylardan ötürü ortaya çıkan yası kitapta yer alan Nazım Hikmet’ e ait “Yaşamaya Dair” şiirinde de görüyoruz.

Bu dünya soğuyacak günün birinde

Hatta bir buz yığını

Yahut ölü bir bulut gibi değil de

Boş bir ceviz gibi yuvarlanacak

Zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız

 

Şimdiden çekilecek acısı bunun

Duyulacak mahzunluğu şimdiden

Kitapta bu şiir yas açısından ele alınıyor. Dünyanın soğuması derken aslında dünyanın yok oluşuna işaret ediyor. Yani Dünya’nın kaybı söz konusu. Boş bir ceviz gibi yuvarlanıp gidecek, diyor Nazım. Dünya’nın daha gerçekleşmemiş kaybının yasını erkenden tutmaya başlıyor

 

Temel Derdimiz Yas

Yazar, psikanalizin yas konusuna bakışını da bize aktarıyor. Psikanalize göre yas, insanın temel derdi. Her insan doğduğu andan itibaren yas tutmaya başlar. Bizim ilk ve temel yasımız “doğmuş olmak” tır. Bebek doğduğunda anne karnındaki sıcak ortamı ve bütünlüğü kaybeder. Bu kaybın getirdiği bütünlük arayışı ve yas nedeniyle bebek ağlar. Hayatı boyunca da tam olarak ulaşamayacağı o bütünlüğü arar. Kısacası psikanalize göre insanlar doğdukları için bir yas sürecine girerler.

Bazen Hayal Kırıklığı da Gerekli

Hayal kırıklığı tamamen işlevsizdir ve sadece can sıkıcıdır diyebilir miyiz? Bize öyle gelebilir ama Kohut bizimle aynı fikirde değil. Yazar kitapta ünlü psikanalistlerden biri olan Heinz Kohut’ un bu konudaki düşüncelerine az ve öz şekilde yer veriyor. Kohut, ideal düzeydeki hayal kırıklarının psişik yapının oluşmasındaki önemine odaklanıyor. Çocukların yaşadığı hayal kırıklarının aslında bir işlevi olduğunu vurguluyor. Ben bunu okuduğumda aklıma anne babaların çocuklarıyla ilgili endişeleri geldi. Belki bu bilgi onları bir nebze rahatlatabilir. Çocuklarının yaşadığı bazı hayal kırıklıklarının aslında yıkıcı bir etkisinin olmadığını, bunların gelişimin bir parçası olduğunu hatırlamalarının faydalı olacağını düşünüyorum.

 

Gövermiyor Bir Türlü

Kitapta yer verilen şiirlerden biri de Şükrü Erbaş’a ait. Şiirlerini çok severim fakat daha önce onları hiç yas açısından incelememiştim. Yazar, şiirleri bu yönüyle sunduğunda ben de aslında farklı bir bakış açısı kazanmış oldum ve Şükrü Erbaş’ın yas konusunu şiirinde işleyişine hayran kaldım. Kitapta şaire ait iki farklı şiir var. Ben de bu şiirlerden birinin bazı dizelerini sizinle paylaşacağım

İlkyazımda filizimde dalımda

Çocuk kusurlarımda, çocuk suçlarımda

O rüzgar yıllarca, yıllarca esti

Sanki üzerimden yeryüzü geçti

Gövermedi gövermiyor bir türlü

Yüreğimde ezilen yaşam tutkusu

Ne kadar derin ifadeler var değil mi? Şairin çocukluğuna dair burukluk adeta dizelerden akıp yüreğimize giriyor . Yazaar, bu şiirdeki burukluğun yanı sıra şairin şiirde yansıttığı yası bizlere gösteriyor. Böylece şiirde şairin kendi çocukluğunun yasını tuttuğunu fark ediyoruz. Bu yas şairin dizelerinde bahsettiği gibi yüreğindeki yaşam tutkusunun ezilmesine sebep olmuş ve o tutku bir türlü gövermemiş.

Ölüyorum

“Ama işte 85’indeyim

ve biliyorum…Ölüyorum…”

Kitapta bulunan şiirinde Jorge Luis Borges yasını böyle anlatıyor. İstediği gibi yaşayamadığı ve pek çok keşkeyi içinde barındıran ömrünün yasını tutuyor Borges. Bu kadar yaşayamadığım şey var ama ben seksen beş yaşındayım ve artık çok geç çünkü ölüyorum, diyor. Yaşadığı bu yoğun duygular sadece yukarıdaki iki dizede bile çok etkileyici bir biçimde hissedilebiliyor.

Alıştırıyorum Kendimi

Fakat yarın kim diyebilir ki Turgut,

Hatıra olmayacak?..

Nasıl ki, unutamaz insan

Bir kez gerçekten sevdi mi…

Senin anlayacağın Ela gözlüm şimdiden

Alıştırıyorum kendimi.

İnsanın bir gün hatta belki de yarın öleceğine kendini alıştırması… Turgut Uyar’ın bu şiirinde bunu görüyoruz. Kitapta şiirin daha uzun hali ve diğer şiirlerde olduğu gibi yas açısından yorumlanması mevcut. Yazar, bize Turgut Uyar’ın bu şiirde yansıttığı yası çok güzel bir şekilde açıklıyor. Şair bir gün ölecek olmasını kabullenmeye çalışıyor ancak bunu yaparken zorlanıyor. Ortaya da işte bu etkileyici şiir çıkıyor.

Karmaşık Yas

Yas her zaman yaşanmaması gereken bir süreç midir? Kitapta yazar doğal biçimde ilerleyen yasa müdahale edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yasın adımları olduğundan, her bir adımın sağlıklı bir şekilde atlatılabilmesi için yasın özgürce yaşanması gerektiğinden bahsediyor. Ancak yas, karmaşık yas haline gelirse tedavi gerekiyor. Yazar, karmaşık yasın DSM-5’ e göre tanımına kitapta yer veriyor. Bu tanıma göre, karmaşık yas ve doğal olarak ilerleyen yas arasındaki ayrımı yas sürecinin uzunluğu belirliyor. Eğer bu süreç on iki aydan fazla sürerse karmaşık yas söz konusu oluyor. Ayrıca travmatik yas meydana geldiğinde de tedavi gerekli hale geliyor. Yine kitaptan öğrendiğim üzere travmatik yas, değer verilen bir kişinin dehşet uyandırıcı ve ani şekilde kaybı sonucunda ortaya çıkan yas olarak tanımlanıyor. Bu süreç genellikle iki aydan fazla sürüyor. DSM-5’te ayrı bir tanı olarak yer almıyor fakat ek belirteç olarak travmatik yas terimi yer alıyor.

Tedavi Uygulamaları

Yazar, tedavi yöntemlerinden bahsederken doğal sürecinde ilerleyen yasın bir hastalık olmadığını dolayısıyla tedavi edilmemesi aksine teşvik edilmesi gerektiğini tekrar vurguluyor. Yas tedavi gerektiren bir hale geldiğinde terapistin terapide dikkat etmesi gerekenleri ise şu şekilde belirtiyor: Yaşanan kaybın gerçekliğinin anlaşılması hususunda yardımcı olmak, duyguların tanımlanmasını kolaylaştırmak, yasın gayet yaşanabilir bir şey olduğunu danışana hatırlatmak, danışanın kaybedilen kişi, nesne ya da durum olmadan hayata devam edebilmesine yardım etmek ve baş etme yöntemlerini paylaşmak.

Her Şeye Rağmen

Hayatımız boyunca pek çok kayıp ve bunların getirdiği yasla karşılaşıyoruz fakat her şeye rağmen yaşıyoruz. Hepimiz bu kayıpların yanında az veya çok bazı güzellikler de buluyoruz. Onlara ve hayata tutunuyoruz. Hayatın karmaşık ve inişli çıkışlı yollarını biliyoruz. Onu böyle kabul ediyor, bu şekilde seviyoruz. Ne demiş Nazım :

“Böylesine sevilecek bu dünya

Yaşadım diyebilmen için”

Herkesin yaşadım diyebilmesi umuduyla…

Biri Sürpriz mi Demişti?

Bu yazıda analizini yaptığım Doç. Dr. Alişan Burak Yaşar’ın kaleme aldığı “Şairler ve Psikoterapistler Gözüyle Yas”, Nobel Akademik Yayıncılık’ın bizimle buluşturduğu güzel ve ilgi çekici bir kitap. Eğer yas konusuna ilginiz ya da merakınız varsa bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitabın analizini yaparken kitapla ilgili her ayrıntıdan bahsetmek pek mümkün olmadığı için ilgimi çeken kısımların bazılarına yazımda yer verdim. Eğer kitabı okursanız yas konusunu pek çok boyutuyla birlikte göreceksiniz. Ayrıca Nobel Akademik Yayıncılık’ın bu kitap gibi okuyucuyla buluşturduğu birbirinden değerli pek çok kitap olduğunu da belirtmek isterim. Dilerseniz web siteleri üzerinden diğer kitaplarına da göz atabilirsiniz. Ve gelelim sürprizimize! Nobel Akademik Yayıncılık’ın sponsorluğunda Bi’Şey Psikoloji Instagram hesabımızda yapacağımız çekilişte belirlenen iki talihli kişi kitap hediyesi kazanacak! Siz de bu fırsatı kaçırmayın ve çekilişe katılın derim. Çekilişle ilgili detayları öğrenmek ve çekilişe katılmak için Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın. O zaman herkese bol şans! Hoşçakalın!

 

Yazar: Reyyan Muyan

Editör: Şevval Pektaş