Herkese tekrardan merhaba. 1 sene sonra blogda tekrar yazıyorum ve açıkçası biraz heyecanlıyım. Hazır bu ay aşk ayıyken dedim neden aşkla ilgili bir şey yazmayayım. Biraz aşktan bahsettikten sonra bazı aşk şarkılarını inceleyeceğim. Hadi gelin lafı çok uzatmadan yazıya geçelim.

aşk

Pandora’nın Kutusu Nedir?

Öncelikle sizlere Pandora’nın Kutusundan bahsetmek isterim. Yunan mitolojisinde bir gün Prometheus Zeus’tan ateşini çalar ve ateşi insanlara verir. İnsanlar bu sayede ateşi kullanarak gelişmeye başlar. Zeus bu duruma çok sinirlenir ve Prometheus’u cezalandırmak ister. Bunun için de Pandora adında bir kadın yaratır. Pandora’yı Epimetheus’a evlenmesi için gönderir. Pandora o kadar güzeldi ki Epimetheus direk kabul eder. Zeus Pandora’ya bir kutu verir ve bu kutuyu sakın açma der. Fakat Pandora merakına yenilir ve kutuyu bir gün açar. Kutuyu açtığı anda bütün kötülükler çıkmaya başlar. Kin, nefret kıskançlık, hastalık, acı ve dahası… Bunu gören Pandora panikler ve hemen kutuyu kapatır. Ama bir şey daha çıkar bu kutudan umut. Bu olaydan sonra insanlığın üstüne bu kötü olaylar çökmeye başlar. Bu hikâye aslında bize merakın nelere yol açabileceğini ve aynı zamanda umudun en karanlık anda bile bize ışık tutacağını gösterir.

pandoranın kutusu

 

Pandora’nın Kutusu ve Aşkın Bağlantısı

Âşık olmak, birini sevmek ve birine bağlanmak zamanla olur. En azından ben ilk görüşte aşka inanmam, zaman geçirmek ve tanımak gerektiğine inanırım. Bu olayda da aslında şöyle bir benzerlik var: ilk zamanlar hoşlandığımız ya da beğendiğimiz biriyleyken her şey güllük gülistanlık giderken, her şeyi toz pembe görürken, âşık olduğumuzda bağlanmaya başladığımızda yani bu metafora göre Pandora’nın Kutusu açıldığında oluşan kaygılar, ağlama krizleri, ya beni bırakırsa düşünceleri, sürekli özleme ve sonucunda oluşan üzüntü, kavgalar, takıntı, kıskançlıklar ve dahası ile bağdaştırabiliriz. Aşk beraberinde bize çok acı da getirir. Zaten aşk bir tür delilik hali gibidir. Her şeyi yapabilirsin o kişi için ve o kişiyi kaybetmemek için. Ama Pandora’nın Kutusunda da olduğu gibi umut…

Pandoranın Kutusunda Ne Var?

Ne kadar kaygı, kıskançlık, acı barındırsa da bunun yanında aşk her zaman umut barındırır içinde. O kişiyleyken huzur buluruz, tutkumuz çok daha fazla olur, mutlu oluruz, bağışlarız, eğleniriz ve umutlu oluruz “biz” e dair. Zaten bahsettiğim gibi Pandora’nın Kutusu meraktan dolayı açılıyordu. Biz birine karşı bir şeyler hissettiğimiz zaman delice bir merak duygusu yaşarız, bilmek isteriz.

aşık olmak

Ama tabi şunu da unutmayın aşk geçicidir, aşk yerini sevgiye bırakır. Birini çok sevmek zaten aşktan çok daha sağlıklı bir duygu en azından o kişiyi olduğu haliyle seviyoruz ve daha sağlıklı bir ilişki sürdürüyoruz. Aşkta ise bir göz yanılması, yanlış tanıma olabilir çünkü birine âşık olmak bazen onun hakkında bazı gerçekleri görememeyi de beraberinde getirir. Kişilerle olan benzerliklerimiz ve uyumumuz bizi o kişiye bağlar ve sevmeyi sağlar. En azından ben zıt kutuplar birbirini çeker insanı değilim, benzerlikler birbirini çeker insanıyım.

Bir kadınla bir erkeği birbirine yakınlaştıran şeyler zaten birlikte eğlenebilmek, sohbet edebilmek, yanında huzurlu ve rahat olmak, ten uyumu, birbirini anlamak ve anlayışlı olmak ve kendi gibi davranmak birbirine. Siz ne düşünüyorsunuz bilmem. Aslında bazı kişiler için onu ilk gördüğün andan beri tanıdık bir his alırsın ve bir gün onunla bir şey yaşayacağını sadece bilirsin ve zamanla seversin. Yaptığım benzetmeden sonra biraz aşk yorumuna kaçmış olabilirim ama olsun. Bu arada aşkla ilgili bir önceki yazımı okumak isterseniz burayabırakıyorum.

Gelin şimdi bazı aşk şarkılarını inceleyelim!

 

Üç Kalp- Hepsi/Ajda Pekkan

“Karar ver artık kimi daha çok sevdiğine
Kararsız olma, sen üzme herkesi
Kalbinde kim var, o mu yoksa ben mi?

Bilmek isterim, yolumu çizeyim”

Benim en sevdiğim aşk şarkılarındandır biridir kendisi. Bu şarkıyı bilenler vardır ama bilmeyenler için şarkı bir kişinin iki kişi arasında kalıp seçim yapamamasını ve iki kişiyi de sevmesini anlatıyor. Buna herkesin farklı bir yorumu var. Kimi için birden fazla kişi sevilebilirken kimileri için kalp sadece bir kişiyi gerçekten sever ki bence de kalp sadece bir kişiyi sever. Diğer kişi ya bir yanılmadır ya da ilk kişiden vazgeçememe durumu vardır. Bu durum belki de geçmişte ilgi göremeyen, kimse tarafından sevilmediğini düşünen kişilerin en ufak bir ilgiye kanıp bir süre sonra o kişileri sevdiğini düşündürtüyor olabilir. Bir diğer durumsa başka birini sevmeye başladığı halde kişinin bağlanma problemi olduğundan ilk kişiden kopamama, bırakmaya cesaret edememe, alışkanlıklardan ve ilgiyi kaybetmek istememesinden dolayı elinde tutmak istemesi sebep oluyor olabilir.

Tabi ki bazı insanlarda aynı anda iki kişiyi sevme ya da hoşlanma durumu olabilir ama bu sevme dereceleri eşit değildir. Her zaman biri daha ağır basar. Arkadaşlıklarda bile belli arkadaşlar daha ağır basıyor. Şarkının ortalarında da dediği gibi “Gözler beni arar, kalbin onu düşünür. Tercih yap sonra üç kalp birden ölür.” eğer kişi bir karar vermezse iki kişiyi de oyalarsa bu hem o insanlara hem de kendine acı çektirmekten başka bir işe yaramaz. Herkes yaralanır. Ki burada da aslında bence “kalbin onu düşünür” kısmında o kalpte olan kişinin daha çok sevildiği görülüyor. Eğer bu şarkıyı dinlemek isterseniz diye buraya linki bırakıyorum. Siz siz olun böyle durumlarda kalmayın. Bide size Charles Bukowski’den bir söz bırakayım “Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.”

serena ve nate

Aşk Her Şeyi Affeder Mi? – Hepsi/Özlem Tekin

“Aşk her şeyi affeder mi
Dersin zamanla geçer mi
Güzel günlerin hatırına

Aşk her şeyi affeder mi?”

Bu şarkıda da kişi ilişkisi olduğu kişiye bağlanmaktan korktuğu için sevgilisini aldatıyor. Bunun sonucunda da özür diliyor pişmanlık çekiyor. Kaçıngan bağlanan kişilerde aldatma olasılığının daha yüksek olduğu görülüyor. Kaçıngan bağlanma dediğimiz şey sevgisini gösterememe, sevgiden kaçma ve bağlanmaktan samimiyetten kaçmak diye kısaca açıklanabilir. Bu şarkı bize aşkın neleri affettirebileceğini düşündürüyor. Bence şarkıdan yola çıkarsak aldatılmak affedilmez ama çok da büyük konuşmamak gerekir. Çünkü birini delicesine seviyorken aşıkken yapmam dediğimiz çoğu şeyi yaparız. Başka konularda ise aslında aşkın her şeyi affetmemesi gerekir. Bize saygısızlık yapan, kötü hissettiren, değersiz hissettiren ve iyi gelmeyen bir ilişkide olan hataları affetmek sadece bizde hasar bırakır ve bize acı çektirir. Ama aşk öyle bir şey değil dediğim gibi.

Aşk çoğu zaman çoğu şeyi affeder. Yapılan bir yanlışta ne kadar üzülürsek ve sinirlenirsek sinirlenelim hep bir bahane bulur ve affederiz. O yapılan yanlışları hiçbir zaman unutmayız, onu kafamızda bir rafa kaldırır ve devam ederiz. Her şey yine iyi olsun isteriz. Ama bir süre sonra biriktirdiklerimiz içimizde taşmaya başlar ve etkilerini görmeye başlarız. Güven eksikliği, ilişkide sorunlar, karşımızdaki kişiye olan tavır ve hislerimiz travmalar oluşur. Belki öncesinde de affettiğimizi sanırız ama affedemeyiz sadece susarız. Benim bu soruya net bir cevabım yok arkadaşlar aşk dinamiktir ne zaman ne yaşatacağı belli olmaz. Hiçbir zaman kesin konuşmamak da gerekir. O yüzden durumuna ve koşullara bağlı olarak aşk her şeyi affede de bilir affetmeye de bilir. Ama siz size saygısızlık ve haksızlık eden birini affedecekseniz iki kere düşünün. Çünkü her şeyden önce sizin mutluluğunuz önemli.

carrie ve big

 

Still Loving You- Scorpions

“Time
It needs time
To win back your love again
I will be there”

Bu şarkıya ciddi anlamda bayılırım. Gerçi çoğu Scorpions şarkısı efsane. Bu şarkıda giden bir sevgiliye karşı duyulan özlem ve geri kazanma isteğini görüyoruz. Hala delicesine seviyor sevdiğini. Kişi sevdiği kişinin sevgisini kazanmak için sonuna kadar bekleyeceğini ve elinden ne geliyorsa yapacağını söylüyor, katılıyorum. Bir kişiyi seviyorken ilişkimiz bittiyse onu geri kazanmak için her yolu deneriz. Bunu o kişiye de gösteririz.

Aslında zaten sevdiğimiz kişiyi geri kazanmak ya da direkt kazanmak için çabalamamız gerekir. Kestirip atmamamız gerekir. Ama karşımızdaki kişi istemiyorsa da buna yapabilecek bir şeyimiz yoktur. Sevgimizi de alıp önümüze bakmamız gerekir. Aksi takdirde bu uzun vadeli giderse hem o kişiye rahatsızlık veririz hem de bu takıntıya dönüşmeye başlar. Aşk zaten içinde takıntı barındırır. Fakat istenmediğimiz yerde durmaya çalışmak senelerce çabalamak bu takıntıyı daha da arttırır ve sevgi olmaktan çıkar bu artık. Sadece elde etme arzusuna dönüşür. Gerçekten sevdiğimiz bir kişiden ayrıldıktan sonra o kişiyi hala sevmeye devam edebiliriz ama bunu kendi içimizde yaşamamız gerekir.

ted ve robin

 

Complicated- Rihanna

“Why is everything with you so complicated?
Why do you make it hard to love you?”

Ve son şarkımıza geldik. İlişkilerin ve sevmenin karmaşıklığından, belirsizliğinden bahsediyor bu şarkı. Dediğim gibi her ilişki karmaşıktır ve içinde her zaman bir bilinmezlik taşır. Ne zaman ne olacağını bilemeyiz. Sevmek çoğu zaman zordur. Fedakarlıklar gerektirir; kıskaçlık, merak hissederiz. Karşımızdaki kişi bize karışık sinyaller verdiğinde ya da kırıcı bir şey yaptığında sürekli bunu düşünürüz ama yine de sevmekten, o kişiyi istemekten vazgeçmeyiz. İlişkiler ve aşk hep dediğim gibi içinde her duyguyu barındırır. İyi ve kötü. İlişkilerde önemli olan, sorunları halledebilmektir. Partnerimizle uyum sağlamalı, ona anlayış göstermeli ve birbirimizi anlamaya çalışmalıyız. Eğer iki taraf da bunları yaparsa, sorunları aşarlar. Birbirlerini belirsizliğe sürüklemezlerse, engelleri de aşarlar. Bir taraf çok sevip verici olup diğer taraf yapmazsa da bu ilişki ilerlemez. İki tarafında dengeli olması gerekir. Uzun lafın kısası aşk ve sevmek karmaşık olsa bile çok güzel bir duygu. En azından benim gibi kendini aşk insanı görenler için…

ilişki

 

Evet! Yazımın sonuna geldim sevgili okur. Açıkçası ben de yazmayı özlemişim. Bir dahaki yazımda görüşmek üzere. Kendine iyi bak!

 

Editör: İrem Ülkebay